Ayasofya TuraBozan

AYASOFYA CAMİİ’NİN “ÇAKMA MÜZE” OLMA GERÇEĞİ

Eyl 02, 2015 Ahmet Musaoğlu

Menderes mi! İnönü mi! Sahtekârlık mı!” başlıklı, Ayasofya Camii’ni Müze’ye çeviren/dönüştüren restorasyon belasını ortaya koyan yazımda, David Winfield’e, Trabzon Ayasofya Camii’nin Mozayık temizleme işlerini yapma izni verilmesine rağmen Mozayık temizleme izninin, fresklerinin ortaya çıkartılmasına dönüştürüldüğünü; ortada SAHTEKÂRLIK bulunuyor diye yazmıştım..

Öncesinde, David Winfield’in 1958,59,60,61,62 yıllarındaki raporlarından; Ayasofya Camii’nin fresklerini su yüzüne çıkarma kararının, Edinburgh Üniversitesi’nden Profesör D. Talbot Rice tarafından alındığını, S. Andrew Üniversitesi’nden Russell Trust tarafından finanse edildiğini, çalışmanın; Edinburgh Üniversitesi Russel Vakfı, Profesör Talbot Rice’ın yönetimi altında yapıldığını biliyordum.

 

Bu sebeple Edinburgh Üniversitesi nezdinde yaptığımız bilgi isteği girişimimize, belki de gerekli yere mi ulaşamadık bilemiyorum, herhangi bir şekilde cevap dönüş olmuyordu!

Diğer taraftan, Winfield raporları, restorasyonu Ankara’da bulunan Eski Eserler Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde gerçekleştirildiğini belirttiği için, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden yetkililere; İLESAM Trabzon İl Temsilcisi olarak yazdığım resmi yazı ile “Edinburgh Üniversitesi ile yapılan çalışmanın bir protokole dayalı olup olmadığı” şeklindeki soruma aldığım cevap, aranıp şifai olarak; –Ahmet bey, biliyorsunuz 10 senelik yazışmalar kaldırılıyor, bilemiyoruz, yok şeklinde olunca, –Bana bu cevabı yazılı olarak verin isteğime cevap verilmiyordu. Aynı konuda Vakıflar’dan da bilinen, bir protokol yok şifai cevabı alıyordum. Sorunu BİMER’den araştırdığımda ise, müracaatım; Trabzon Valiliği İl Kültür Müdürlüğü’ne yönlendiriliyor, oradan aldığım 15.07.2014 tarihli cevap ise; “İlimizde Müze Müdürlüğü 1964 yılında kurulduğundan dolayı, Edinburg Üniversitesi ile Ankara Eski eserler Umum Müdürlüğü arasında yapılan protokol arşiv kayıtlarımızda bulunmamaktadır” oluyordu.

Girişimlerimi sürdürmem sonucu aradığım cevabı yine Ankara’da buluyor; Trabzon Ayasofyası’nda gerçekleştirilen restorasyon belasının ne olup olmadığı konusunda yaklaşık 50 yıldır kimsenin ortaya koy(a)madığı, bildir(e)mediği –aslında ortada olan cevabı bulup– sorunu çözüyordum. Kitabımda yer alacak olan bu yazım onun için kaleme alınmış, Ayasofya’nın Camiyken nasıl müzeye dönüştürüldüğünü imdi belgeleriyle ortaya koyuyorum. Buna da David Winfield’e, Mozaikler için çalışma izni veren aşağıda aslı ve sureti bulunan Cumhurbaşkanı Celal Bayar imza tasdikli Kararname suretiyle yapmaya başlıyorum…

27

 

BAŞVEKÂLET KANUNLAR VE KARARLAR

Tetkik Dairesi

Karar Sayısı

/ 9411 4

KARARNAME

İngiliz tebaasından David Winfield tarafından Trabzon’daki Ayasofya Camiinin mozayiklerinin temizlenerek meydana çıkarılmasına izin verilmesi; Milli Müdafaa (Milli Savunma Bakanlığı) ve Dahiliye Vekâletleri’nin (İçişleri Bakanlığı’nın) muvafık mütâalarına dayanan Maarif Vekâletinin (Milli Eğitim Bakanlığı’nın), 12/8/1957 tarihli ve 3319 sayılı yazısı üzerine, İcra Vekilleri Heyetince 6/9/1957 tarihinde kararlaştırılmıştır.

İmza

REİSİCUMHUR

Celal BAYAR

***

Bu noktaya nasıl gelindi, Kararname hangi aşamalardan sonra imzalandı, imdi de o:

Dahiliye Vekâleti’nin; Maarif Vekâletine, 21 Mayıs 1957 tarih ve Eski Eserler ve Müzeler Umum Müdürlüğü’nün 620-64 B-1969 sayılı yazısına istinaden cevaben yazdığı, 3 Haziran 1957 tarihli yazıda; Trabzon’da bulunan Ayasofya Camiinin Mozaiklerini temizleyerek meydana çıkarmak üzere çalışma talebi bildirilen David Winfield hakkında, mahzurlu bir durumun bulunmadığı, yapacağı işin vekâleti ilgilendiren hususları kapsamadığı bildiriliyordu.

Maarif Vekaleti’nin sözkonusu  yazısına, Erkânıharbiye Umumiye Riyaseti Karagahı’ınca, Milli Müdaaf Vekili Namına, 13 Haziran 1957 tarihinde verilen cevap yazıda ise; sadece David Winfield’ın değil, David Talbot Rice ile birlikte her ikisinin müracaat ettikleri anlaşılmakta ve Ayasofya Mozaiklerini temizleme işinde çalışmalarında askeri bakımdan bir mahzur görülmediği cevabı verilmiş bulunuyor.

Maarif Vekaleti’nin, Başvekâlet Makamına yazdığı, 12 Ağustos 1957 tarihli yazıda ise; Talbot Rice’ın, Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü Müdürlüğü vasıtasıyla Vekalete başvurarak; evvelce Yugoslavya’da Mozaikler üzerinde çalışmış bulunan Mr.David Winfield tarafından Trabzon’daki Ayasofya camiinin Mozaiklerini temizleyerek meydana çıkarmak amaçlarını belirterek müsaade verilmesini istedikleri; gerek Dahiliye Vekâleti Emniyet Müdürlüğü’nün, gerekse Milli Müdafaa Vekâletinin askeri kanadından gelen mahsur bulunmadığı görüşleri belirtilmesi üzerine, Maarif Vekâletinin de Mozaiklerin temizlenerek meydana çıkarılmasında büyük fayda gördüğü Maarif Vekili Tevfik İleri tarafından karar altına alınarak, İcra Vekilleri Heyetinden (Bakanlar Kurulu’ndan) karar alınmasını istediği görülebiliyor. Maarif Vekâletinin bu talebi, İcra Vekilleri Heyetince, 6 /9/1957 tarihinde, Başvekil Namına Müsteşar Y. tarafından imzalanıyordu.

İşte, belgesini verdiğimiz Cumhurbaşkanı Celal Bayar onaylı Kararname, bu şekilde ortaya çıkmış bulunuyor.

***

İcra Vekilleri Heyetince alınan 6/9/1957 tarihli Bakanlar Kurulu kararınca David Winfield’e; Trabzon’daki Ayasofya Camii’nin Mozaiklerinin temizlenerek meydana çıkarılması “İzni veriyor” olmasına rağmen, geçen haftaki yazımda belirttiğim gibi; üzerinden 27 Mayıs 1960 İhtilali geç(irili)nce –daha önce yazdığım gibi bu durumAyasofya Camii’nden cemaatin temizlenme işi(!) olarak sonuçlanıyordu. Bu açıklamam, Menderes Hükümeti dönemini aklamam olarak anlaşılmasın, ortada bir “Sahtekârlık/İngiliz oyunu-Bizantist ajanlar”  bulunurken, bulunam(a)yan; basiretli idareciler, ilimadamları, belediye başkanları, milletvekilleri, siyasiler, yazar-çizer vb. demek de oluyor. Yaklaşık 50 küsur yılda ortada duran bilgi ve belge’leri ilk olarak ortaya koymak, sevdamız Trabzon’un Turabozan bu evladına nasip oluyor, o da hep bilimsel aklı çerçevesinde yazıyor, bu gerçek zaten tartışmasızı oluyor.

Restorasyon belası sonucu 27 Mayıs İhtilali sonrası SAHTE ŞEKİLDE Müze’ye dönüştürülen Ayasofya Camii’nin; o günlerdeki Mihrabının, ‘hangi kırılası eller!!’ tarafından yıkıldığı ya da İngiliz misyonerler Mihrabımızı yıkarken kimlerin seyirci kaldığını bilemiyorum ama, Andrea Finkel’ın, İngilizce yayınlanan, “The Art Newspaper” gazetesi 245. sayısında, “Mosque conversion raises alarm” başlıklı yazısında yer alan, yapılan restorasyon işinin, dış sundurma içinde inşa edilmiş olan Mihrabın kaldırılmasını da içerdiğini yazması(x), daha restorasyon sürerken Ayasofya Camii’nin yok edilip müze yapılacağının bilinmesi demek oluyordu.

İşte, ortada “Sahtekârlık/İngiliz oyunu-Bizantist ajanlar” bulunurken, bulunam(a)yan, basiretli insanlar dediğim husus tam da bu oluyor.

***

27 Mayıs 1960 İhtilali sonrası Milli Eğitim Bakanı Ahmet Tahtakılıç’ın, Başbakanlık Makamına yazdığı, 16 Mart 1961 tarih, -06994 tarihli yazıda; Edinburgh Üniversitesi’nden Dr. Talbot Rice’ın, Dış İşleri Bakanlığı vasıtasıyla müracaatta bulunarak, Bakanlar Kurulu’nun 6/9/1957 tarih ve 4/9411 sayı kararı ile Trabzon Ayasofya Camiinde David Winfield tarafından Mozaik temizleme ve Fresk araştırmaları yapılan binada arkeolojik sondaj ve hafriyat yapmak talebi bulunduğu; adı geçenin bu çalışmayı yapmasında İdari bakımdan mahsur bulunmadığının, İçişleri Bakanlığının 3/Mart/1961 tarih ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün …94471 sayılı yazısı; Milli Savunma Bakanlığı Genel Kurmay Başkanlığı ifadeli 27/Şubat/1961 tarih ve ….-EM işaretli yazısı ile ayrıca Milli Emniyet Hizmetleri Reisliğinin bir yazısından anlaşıldığı da belirtilerek, Binanın arkeolojik bünyesinin tetkiki için sondaj ve hafriyat çalışması yapılmasında fayda görüldüğü belirtilerek müsaade verilmesi isteniliyordu.

Bu noktada bir parantez açıyorum, çünkü, önemli bir husus var, o şu: Menderes Hükümeti döneminde David Winfield’e verilen izin, Trabzon Ayasofya Camiinin SADECE Mozaiklerini temizleyerek meydana çıkarmayı içeriyordu. Yoksa, yukarıda ifade ettiğim, David Talbot Rice’ın talebinde belirtildiği gibi, o izni veren Bakanlar Kurulu’nun 6/9/1957 tarih ve 4/9411 sayı kararında, “Trabzon Ayasofya Camiinde David Winfield tarafından Fresk araştırmaları yapılması izni verilmemiş” bulunuyordu. İşte, Trabzon Ayasofya Camiinin, cemaatinin elinden çalınması da David Tabot Rice’ın; Dış İşleri Bakanlığı’na 1961 yılındaki müracaatında, “Fresk araştırmaları!” talep izni bulunmasından söz etmesi, buna karşın yetkililerin ise, “David Winfield’e verilen izinde fresk araştırmaları izni yok/DUR YAPAMAZSIN” dememesi sebep olmuş bulunuyor. Bir başka deyişle de yetkililer, bu kandırılmayı ya atlamış ya da bilerek göz yummuş bulunuyor. Çünkü, David Winfield’in Demokrat Parti Hükümeti’nden 6/9/1957 tarihinde aldığı izin fresk araştırılması değil, Mozaiklerin temizlenmesi izni oluyordu. 1961 yılı Mart ayına kadar camii olan Trabzon Ayasofya Camii, söz ettiğim bu “Verilmeyen izin” üzerinden camii olmaktan çıkartılıyor; namaz kılan cemaatin kafasında balyoz vurulması(!), çıplak denilebilecek bayan İngiliz çalışmacı görüntüsü izlettirilmesi ve de bu tarihte Yeni Fatih Camii yapımının bitirilmiş olması da cemaatini camiden kaçırttığı için İngiliz Heyetçe ortaya çıkartılan freskler, Ayasofya Camii’ne kilise görüntüsü verilmesini sağlamış, bu durum, Ayasofya’nın gayri hukuki bir şekilde müze yapılmasının gerekçesi olmuş bulunuyor. Bu dönemde mahalleliye, İhtilal dönemi sonrası valisi Vefa Poyraz tarafından verilen –nereden geldiği bilinemeyen- 37 bin liralık desteğin açıklaması da zaten, yetkililerin cemaatini Ayasofya Camii’nden uzaklaştırması düşüncesi, Yeni Fatih Camii yapımının bunun için desteklendiği demek olabiliyor.   

Açtığımız parantezi burada kapatıp tekrar belgelere dönersem de elimizde suretleri bulunan son belge olan 27/3/1961 tarihli KARANAME’nin suretinde görülebileceği gibi de Edinburgh Üniversitesi Profesörlerinden D.Talbot Rice tarafından, Trabzon’daki Ayasofya Camii’ arkeolojik sondaj ve hafriyat izni verilmesi; Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının muvafık müsaadelerine dayanan Milli Eğitim Bakanlığı’nın 16/3/1961 tarihli ve ….-00994 sayılı yazısı üzerine –Camii binasına zarar verilmemek suretiyle- arsa ve temeller üzerinde hafriyat yapılmak üzere izin verilmiş bulunuyor.

İznin, “Camii binasına zarar verilmemek” şartı bulunmasına rağmen, 1961 Mart ayında camii’nden kaçır(t)ılan cemaat sebebiyle Ayasofya Camii’ni tamamen teslim alan İngiliz Heyeti, cami olan binaya zarar verip freskleri ortaya çıkarıyor, Ayasofya Camii’ni –müze yaptırmak için– kiliseleştiriyordu! Kilise yap(tır)amayacakları için Müze yapılması amaçlanmış bulunuyordu!

David Winfield tarafından yazılan ve Ayasofya’da gerçekleştirdikleri restorasyonları anlatan 5 adet çalışma raporunda, sondaj yapılmasından söz edilmemesi, ‘Verilen izne rağmen’ çalışıldığının, yukarıda belirttiğim gibi de o dönem yetkililerinin, bilerek veya bilmeyerek kandırıldıklarının delili oluyor. Bir SAHTEKÂRLIK SONUCU Trabzon Ayasofya Camii, Çakma Müze yapılmış bulunuyor.

***

Hz.Peygamberin, “iki sınıf insan vardır ki (idareciler ve alimler-ilimadamları), onlar iyi olursa herkes iyi olur, onlar kötü olursa herkes kötü olur.” hadis-i şerif’i, içersinde bulunduğumuz toplumsal hâl’in açıklaması oluyor.

Farkındalık yaşamazsanız –farkında bile olamadan– ‘kullanılırsınız’; Ayasofya Camii’nin, Çakma Müze olmasında olan da bu oluyor…

 

Ahmet Musaoğlu / 01.08.2014

 http://www.ahmetmusaoglu.org